Merhaba, hoş geldiniz ! AnneForm'un eşsiz özelliklerini daha iyi kullanabilmek için üye olabilirsiniz.
Fazla Antibiyotik Kullanımının Kadınlar İçin Zararları Nelerdir?
Beğen

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Ali Özön, gereğinden fazla antibiyotik tüketiminin kadın vücudunda uzun vadede doğurduğu sonuçları anlatıyor. 

"İnsan vücudu doğal olarak bir floraya sahiptir, yani steril bir canlı değiliz. Bizim floramızda da -bazı yerler hariç tabi- milyonlarca bakteri mevcut. Yani mesela bağırsaklarımız; buna en güzel örnek bağırsaklarımızdır. Bağırsaklarımızda milyonlarca, milyarlarca bakteri bulunmaktadır.  Bu doğal olarak floraya sahip olduğumuz bölgelerin normal flora dediğimiz yani bizim standartta içerdiğimiz floraya sahip olması bizim için genel sağlığın en önemli kurallarından biridir.

Bu flora bozulduğunda, değiştiğinde daha patojen dediğimiz, yani bu tip işte idrar yolu enfeksiyonlarına, mantar enfeksiyonlarına neden olan bakterilerin vajen, bağırsak florası gibi yerlere yerleşip çoğalmasıyla en büyük problemler başlamış olur. Kişinin doğal florası bozulduğunda bu diğer bakteriler  e-coli gibi, candida gibi bakteriler buralara yerleşirler ve bu bölgenin anatomisi nedeniyle de sık sık aktivasyona neden olurlar. Olayın patofizyolojisi bu şekilde başladığı için (tedavi akut dönemde tabi ki ama) olayın başına dönmek, olayı engellemek için bizim yapacağımız en önemli kural normal bağırsak florasının, normal vajen florasının mutlaka sağlanmasıdır. Bunu bozan en önemli etkenlerden bir tanesi sık antibiyotik kullanımıdır. Ülkemizdeki en büyük problemlerden bir tanesidir. Bir anne adayı, bir kadın herhangi bir antibiyoterapiyi -başka bir sebeple almış  olduğu bir antibiyoterapiyi- yeteri kadar  sorgulamazsa, bu bir üst solunum yolu enfeksiyonu olabilir, basit bir kış dönemlerinde yaşanmış viral enfeksiyon döneminde bir antibiyoterapi olabilir, kullanılan her antibiyotik epizotu dönemi kişinin bütün florasında -vajen florası da dahil olmak üzere -çok ciddi değişikliklere sebep olur. Kişi o anda bunu hissetmez, o anda buna yansıyan bir problem yoktur. Ancak daha sonraki dönemlerde bir anda çok dirençli bir idrar yolu enfeksiyonuyla bir anda vajinal candida enfeksiyonuyla karşı karşıya kalabilir.

Bunun ana faktörlerinden bir tanesi kişinin florasının bozulmuş olmasıdır, biz son dönemlerde hiç hastaneye gelmemiş hastanede bir tedavi görmemiş ancak bizim ancak hastanelerde karşılaştığımız esbl pozitif dediğimiz özel direnç paternleri içeren bakterilerle enfekte olmuş kadınlarla karşılaşıyoruz. Yani bu kişinin öncesinde hiç bir hastane anamnezi yok, hiç bir cerrahi girişim anamnezi yok ancak  tek bir şey var; çok sık bir şekilde antibiyotik kullanma hikayesi. Biz antibiyotikleri malesef endikasyonlarının çok üzerinde ve çok sık kullanıyoruz. Çok güçlü ilaçları çok basit kullanıyoruz.

Yani bizim idrar yolu enfeksiyonlarında malesef ilk tercihimiz haline gelen kinolon dediğimiz siprofloksasin gibi tedavi grupları vücudun tüm florasını çok rahatlıkla etkileyebilen güçlü ilaçlardır. Çok basit sistit ataklarını bu ilaçlarla tedavi etmeye çalışırsanız, daha sonra gerçekten tedaviye ihtiyacınız olduğunda çok daha problemli bakterilerle karşı karşıya kalıyorsunuz. Aslında burada anahtar kural, enfeksiyonlardan korunma için, tedavi için, nüks için anahtar kural; kişinin kendi dengesini, kendi sağlıklı dengesini korumasıdır. Ne kadar uzun süre hiç antibiyotik kullanmazsanız, ne kadar uzun süre floranızı dengede ve sağlıklı tutarsanız, o kadar uzun süre sağlıklı yaşarsınız, o kadar az sayıda enfeksiyona yakalanırsınız, o kadar az sayıda tedavi süreci yaşarsınız. O yüzden özellikle antibiyotik reçetelerinin antibiyoterapi kullanım dönemlerinin bir kez daha sorgulanması, kişinin hem kendini hem önüne gelen reçeteyi tekrar sorgulaması benim bir enfeksiyon hastalıkları uzmanı olarak ilk önereceğim kuraldır. Maalesef burada toplum olarak ne kullanıcı ne hekim bazında muhafazakar değiliz. Çok kolay reçete ediyoruz, hastalarımız çok kolay ulaşıp alıyorlar

. Eczanelerden kendileri de satın alıyorlar ama maalesef sonuçları gene kendileri için hiçbir şekilde olumlu olmuyor.  Gene bizim uğraştığımız daha dirençli daha farklı bakterilerle uğraşmak zorunda kalıyoruz. Altın kural, yani tek cümlede söyleyebileceğim şey; sağlıklı floranız, uzun süre kimyasal maddelerle karşılaşmadan, antibiyoterapilerle karşılaşmadan geçireceğiniz sürenin uzunluğu sizin ne kadar sağlıklı olacağınızı belirleyecektir."

Ali Özön Unvanı: Dr. Çalıştığı Yer: Özel TOBB ETÜ Hastanesi
Yorumlar