Merhaba, hoş geldiniz ! AnneForm'un eşsiz özelliklerini daha iyi kullanabilmek için üye olabilirsiniz.
Kan uyuşmazlığı nedir?
Beğen

"Kan uyuşmazlığı deyince tabi ki insanların aklına hem A, B grupları, hem de Rh faktörü diye bahsedilen, kan grubumuzu oluşturan iki ayrı birimin uyuşmazlığı gelir ama asıl önemli olan kan uyuşmazlığı Rh faktörü olarak bilinen ve pozitif, negatif olarak değerlendirilen gruplar arasındaki uyuşmazlıktır. Burada önemli olan ve kan uyuşmazlığı potansiyeli olan durum anne adayının Rh-, baba adayının Rh+ olması durumunda söz konusu olur. Bunun tersinde; yani anne adayının pozitif, baba adayının negatif olması durumunda bir kan uyuşmazlığından söz edilemez çünkü önemli olan burada annenin Rh- olmasıdır. Her iki birey de Rh- ise ya da her iki birey de Rh+ ise tabi ki bu uyuşmazlık durumu söz konusu değildir. Bu test genelde evlenmeden önce rutin olarak yapılan bir testtir ki buna göre evlenecek çiftlere bu konuda bir uyarıda bulunulur. Kan uyuşmazlığı denildiğinde asıl problem Rh- olan annenin kanına Rh+ olan bir kan hücresi girdiğinde, annenin kanında bu hücrelere karşı bir antikorun, bunları yok edecek bir maddenin oluşmasından kaynaklanır. Rh+ kan grubu, Rh- e göre daha baskın, daha dominant bir genetik yapı taşıdığından babanın pozitif, annenin negatif olduğu durumlarda yani uyuşmazlık potansiyelinin olduğu durumlarda genelde bebekte babanın faktörü yani Rh+ faktörüne sahip olur. Gebelik esnasında anne kanına bebek kanının karışması durumunda, bir Rh uyuşmazlığının tetiklenmesi durumu söz konusu olacaktır. Annenin gebelik sırasında herhangi bir şekilde kanamasının olması ya da anneye gebelik esnasında tanısal değeri olan amniyosentez ya da Koryon Villus örneklemesi gibi bir girişimin yapılması gibi durumlarda bebek kanının anne kanına karışma durumu söz konusu olmaktadır. Tabii ki asıl karışma doğumda meydana gelmektedir. Doğum ister sezaryen, ister vajinal doğum ile gerçekleşsin; bebek kanından anne kanına belli bir miktarda kan karışımı söz konusu olur. Eğer ki gerekli önlem alınmazsa, yani anne kan grubunun negatif, bebeğin kan grubunun pozitif olduğu durumlarda anne kanında bebek kanındaki pozitif faktörlere karşı bir tepkisel reaksiyon, bir antikor oluşumu söz konusu olur. Böyle bir durumda o gebelik için değil ama onu takip eden gebeliklerde aynı kan grubunu yani Rh+ kan grubunu taşıyan diğer bebekler, anne kanındaki bu faktör tarafından kan yapıları yok edilmek tarzı ile kan hücreleri patlatılmak tarzı ile ciddi bir kansızlığa uğrarlar. Bunun neticesinde de anne karnındaki bebekte bir kansızlık ve buna bağlı kalp yetmezliği ve ona bağlı bir ölüm meydana gelebilir ama dediğimiz gibi genelde ilk gebelikte kendini pek gösteremeyen bir durumdur.  İlk gebelikte tetiklenmenin var olduğunu düşünsek bile bunun etkilemesi için en az 5 aylık bir süre geçmesi genelde gerekir. O tetiklenmenin olduğu zamandan bebeğin doğumuna kadar geçen süre genelde bu süreden daha azdır ve ilk bebek genelde etkilenmeden bu işten sıyrılabilir ama diğer gebelikte eğer gerekli önlemler alınmazsa bebek bundan etkilenebilir. Bunun bir anti- rho (d) olarak bilinen hazırlanmış bir immunoglobulin, yani bir çaresi vardır. Gebelikte kanaması olan ve Rh uyuşmazlığı dediğimiz potansiyeli taşıyan anne adaylarına bu ilaç rahatlıkla yapılabilir. Gebeliğin 7. ayında yeniden yapılması özellikle önerilir. Bir de doğumdan sonra bebeğin kan grubuna bakılır. Eğer bebek kan grubu Rh+ ise ilaç uygulanır; yok eğer bebek kan grubu, anne kan grubundansa yani Rh- ise o zaman herhangi bir önlem almaya da gerek yoktur."

Yorumlar