Merhaba, hoş geldiniz ! AnneForm'un eşsiz özelliklerini daha iyi kullanabilmek için üye olabilirsiniz.
Bebekler Neden Ağlar: Mizaç
Beğen

Her birimiz kişiye özel yapılarla bezenmiş durumdayız. Bunların bir kısmı doğuştan gelirken, bir kısmı da tecrübeler sonucu oluşmuştur. Bu doğuştan gelen ve sonradan kazanılan özelliklere bağlı olarak insanlar aynı olaylara farklı tepkiler verirken, farklı davranış motiflerinden mutlu olabilirler. Bu düşünce düzleminde iki farklı mizaçtaki çocuğun, aynı duruma farklı tepkiler vermesi mümkün gözükmekte. Bu konu üzerine eğilen Thamas ve Chess uzun yıllar aynı çocukları gözlemledikleri New York Boylamsal Çalışması' nı gerçekleştirmişlerdir. 

1950' lerde başlayıp 1977' de sona eren New York Boylamsal Çalışması, yeni doğan bebekleri uzun yıllar izleyerek, doğuştan gelen mizaçlarının olup olmadığını; eğer doğuştan gelen bir takım özellikleri var ise, bu kişisel özelliklerin yaşamlarının ilerleyen dönemleri üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlamıştır. Bu araştırma sonucuna göre bebekler üç grupta sınıflandırılmıştır: “Kolay çocuk”, “zor çocuk” ve “uyumda yavaş çocuk” .

• Kolay çocuğun tanımadığı insanların yanında rahat ve olumlu bir duyguduruma (mood) sahip olması beklenebilir. Genellikle değişime adaptasyon konusunda sıkıntı yaşamayan bir yapıları olduğundan yeni durumlara ve çevrelere girmeye istekli olabilirler. “Kolay çocukların” düzenli bir yeme ve uyku alışkanlıkları vardır. Dolayısı ile istenmeyen ağlamaların, bu çocuklarda asgari düzeyde kendini göstermesi beklenebilir.


• Zor çocuk ise değişime dirençli ve yeni çevrelere-durumlara karşı isteksiz bir tutumda olabilir. Bu çocukların yeme ve uyku düzenleri düzenli bir motif sergilemeyebilir. Genellikle olumsuz bir duyguduruma sahip olabilen bu çocukların bu sebeple uyum sıkıntıları yaşamaları mümkün olmaktadır. Bu durum beraberinde değişikliklerde ve yeni ortamlarda şiddetli ağlamaları getirebilir. Zor çocukların ebeveynlerinin, çocuklarının mizacını göz önünde bulundurarak davranmaları, çocuğun kendini daha güvende ve mutlu hissetmesi için önemli bir hal alır.


• Uyumda yavaş çocuk, yeni çevre-durumlara karşı olumsuz bir tutum sergilese de, bu tutum zor çocuğun tutumuna nazaran daha az şiddetlidir. Bu çocukların aktivite seviyelerinin düşük ve yavaş olması beklenebilir. Bu çocukların alışık olmadıkları ortamlara alışmaları için zaman tanınması, değişikliklerin daha yumuşak bir şekilde gerçekleştirilmesi duygudurumlarının olumlu yönden etkilenmesini sağlayacağı gibi, istenmeyen ağlamaların da önüne geçilmesine yardımcı olabilir.

Gözlemleriniz sonucu, çocuğunuzun hangi durumlarda kendini rahat hissettiğini; neleri sevip neleri sevmediğini; değişikliklere nasıl tepkiler verdiğini daha iyi anlayabilirsiniz. Çocuğunuzu daha iyi tanıdıkça, çocuğunuzun kendini daha rahat ve mutlu hissedeceği bir ortamı hazırlamak daha kolay olacaktır. Dolayısıyla çocuğunuzun bir kısım ağlamalarının da bu şekilde önüne geçmeniz mümkün olabilir.

Referanslar:

Development through the lifespan / Laura E. Berk.

Child development / Laura E. Berk.
 

Yorumlar