Merhaba, hoş geldiniz ! AnneForm'un eşsiz özelliklerini daha iyi kullanabilmek için üye olabilirsiniz.
Bebekler Neden Ağlar: Omnipotent Kontrol
Beğen

Bebeğinin çok ağlaması birçok annenin en büyük şikâyetlerinden biri olmuştur. Bu ağlamalar, açlık, altını kirletme, gaz sancısı gibi bebeğin temel ihtiyaç ve sıkıntılarını ebeveynlere belli etme yolu olacağı gibi, bazı durumlarda bu ağlamaları anlamlandırmakta zorlanırız. Bebeğimizin neden ağladığını bulamamak ebeveynlerde de çeşitli sıkıntılara yol açabilir: Bebeğimizin bir rahatsızlığı olduğundan şüpheleniyorsak kaygı seviyemiz artar. Anlamlandıramadığımız ağlamalar arttığı durumlarda ise sinirlerimizde dalgalanmalar olabilir.

Omnipotent kontrol

Bebeklerin ağlama davranışını açıklamanın ilk adımı, bebeklerin kullandığı savunma mekanizması olan omnipotent kontrolü anlamaktan geçer. Bu savunma mekanizmasını kullanan bebek, etrafını kontrol ettiğine ve isteklerini sağlayacak bir güce sahip olduğuna inanır: Bebek ağlar, ebeveyn gelir. Bu savunma mekanizması zamanla yerini başka savunma mekanizmalarına bıraksa da, bebeğin psikolojik, fizyolojik ve sosyal gelişimi için kilit rol oynamaktadır. Bu savunma mekanizması sayesinde çocuk anne ile (veya birincil bakıcı ile) sağlıklı bir ilişki kurarak sosyal ve psikolojik gelişimini sağlarken, açlığının giderilmesi, altının temizlenmesi gibi fizyolojik ihtiyaçlara da cevap bulmuş olur. Ağlama ayrıca bebeğin kucağa alınmasına ön ayak olurken, bebeğin sevgi ve şefkat gibi ihtiyaçlarının giderilmesini sağlar. Anne ile geliştirilen bu sosyal ilişkide yaşanacak aksamalar, bebeğin hayatını pek çok açıdan etkiler. Örneğin Reaktif Bağlanma Bozukluğu ebeveynin çocuğun sadece fiziksel ihtiyaçlarını giderip, duygusal ihtiyaçlarına yüz çevirdiği durumlarda ortaya çıkan, otizm benzeri semptomları olan ciddi bir bozukluktur.

Bowlby’nin gelişimsel bağlanma teorisi

Ünlü İngiliz Psikolog John Bowlby‘nin (1907–1990) gelişimsel bağlanma teorisine göre çocuk ile anne arasındaki bağlanmanın çocuğun yaşama şansını artırmaktan daha fazla bir önemi vardır: Bowlby’e göre anne, çocuk için dünyayı keşfetme sırasında geri dönebileceği güvenli bir sığınak, fiziksel gereksinimlerini karşılayabileceği bir kaynak ve hayat hakkında güvenlik duygusunu geliştirebilmek için bir şanstır. Bu bağlanmanın anne-bebek ilişkisindeki önemi dışında, bebeğin gelecekteki kişiliği ve ilişkileri üzerinde de belirleyici etkisi olabileceğini göz önünde bulundurmak gerekmektedir. Bebeğin anneye karşı geliştirdiği bağlanma şeklinin benzerlerini sonraki ilişkilerinde de görmek mümkündür. Bebeğin ilgi, sevgi ve şefkat gibi ihtiyaçlarının doğru ve yeterli şekillerde giderilmesi; bebeğin sonraki yaşantılarında karşısına çıkabilecek olası problemlerle daha iyi başa çıkmasına sebebiyet verecektir.

Fiziksel ihtiyaçlarını belirtme yolu olmaktan çok daha ötesi:

Ağlamanın bebeğin fiziksel ihtiyaçlarını belirtme yolu olmaktan çok daha ötesi olduğu genelde gözden kaçırılır. Bebek ağlama yolu ile duygusal ihtiyaçlarını da açığa serer ve doyurulmasını bekler. Bu duygusal ihtiyaçlar da en az açlık gibi fiziksel ihtiyaçlar kadar önemlidir ve insan hayatındaki etkileri en az onlar kadar büyüktür. Aynı fiziksel ihtiyaçlar gibi  duygusal ihtiyaçlar da dengeli ve yeterli bir şekilde doyurulmalıdır.

Referanslar:

Development through the lifespan / Laura E. Berk.

Child development / Laura E. Berk.

Yorumlar