Merhaba, hoş geldiniz ! AnneForm'un eşsiz özelliklerini daha iyi kullanabilmek için üye olabilirsiniz.
Bilişsel-Davranışçı Terapi
Beğen


Son yıllarda popülaritesi artan Bilişsel-Davranışçı Terapi (BDT), birçok psikoterapist tarafından uygulanan bir yöntem haline geldi. Dr. Aaron T. Beck tarafından geliştirilen bu psikoterapi yöntemi, terapistin danışanıyla takım çalışması içinde problemleri anlayıp çözüme kavuşturmaya yönelik adımlarını içermektedir. Danışanda işlevsel, mantıklı düşünce tarzı geliştirip, işlevsiz bilişsel süreçleri değiştirmeyi amaçlar. Bu nedenle terapist, danışanın nasıl düşündüğüne,  neler hissettiğine ve bu düşünce tarzı ve hislerin davranışlara nasıl yansıdığına odaklanır.

Depresyon, kaygı bozuklukları, yeme bozuklukları ve madde kullanımı gibi birçok psikolojik rahatsızlığın tedavisinde sıkça kullanılan bir psikoterapi yöntemidir. Özellikle ergenlik çağındaki gençlerde, çift ve aile terapilerinde kullanılmaktadır.

Dr. Aaron T. Beck’e göre Bilişsel-Davranışçı Terapi’nin temel prensiplerini şöyle özetleyebiliriz:

Bilişsel formülasyona dayanır. Terapist, danışanının işlevsiz düşüncelerini ve inançlarını kendi kendisine tanıyıp, doğru değerlendirmeleri yapabilmesini sağlayıp, nasıl değiştirebileceğine yönelik çıkarımlarını danışanıyla paylaşır.

• Terapist-danışan arasındaki ilişki büyük önem taşımaktadır. Empati kurabilme, önemseme, içtenlik gibi bağlar bu ilişkinin temelini oluşturmaktadır.

Terapi, problem odaklı ilerler, terapist ve danışan iş birliği içinde çözüme odaklanır.

• Danışanın geçmişinden ziyade, “bugün”üne odaklanılır. Kişinin güncel durumu çerçevesinde gerçekçi değerlendirmeler yapabilmek amaçlanır.

• Eğiticidir; danışanın bir süre sonra kendi kendinin terapisti haline gelmesi üzerine çalışılır.

• Terapist danışanına, terapi seansı dışında yapması için bir takım ödevler verir. Bunlar, yazılı (Gün içinde yaşadığı olaylarla ilgili neler düşündüğü ve hissettiğini yazıya dökmek gibi) veya davranışsal değişim içeren ödevler olabilir. 

• Diğer terapi yöntemleriyle karşılaştırıldığında, daha kısa sürede sonuca ulaşılır.

 

Bilişsel- Davranışçı Terapi’de Bavul Analojisi:

1. Her insanın yanında bir bavulla doğduğunu hayal edelim.

2. Bu bavulun içine; anne-babamızdan duyduklarımızı, öğrendiklerimizi, toplum tarafından bize öğretilen normları, tecrübelerimizi koyarız.

3. Yaşamımız boyunca bu bavula yerleştirdiğimiz düşünce, inanç ve tecrübelerimiz çoğaldıkça, bir süre sonra karmaşıklaşır.

4. Artık bavulu taşıyamaz hale geliriz.

5. Bilişsel- Davranışçı Terapi, bu noktada devreye girer. Terapi seansları boyunca, bavuldaki gereksiz bilgi, düşünce ve inançlar çöpe atılır; hafif ve rahatlamış bir şekilde yola devam edilir.

 

Referanslar:

Clinical Psychology/ Andrew M. Pomerantz

Bilişsel Terapi/ Doç. Dr. M. Hakan Türkçapar

Yorumlar