Merhaba, hoş geldiniz ! AnneForm'un eşsiz özelliklerini daha iyi kullanabilmek için üye olabilirsiniz.
Can
Beğen

33 yaşındayım.Turizmciyim. İlk bebeğimi 15.11.2011 de doğurdum. Bebek sahibi olmak her zaman çok istediğim bir şeydi. Çocukluğumda 'Ne olmak istiyorsun?' diye sorduklarında hep 'Anne olmak istiyorum', 'Meslek olarak ne istiyorsun' dediklerinde de 'Hep yuva açmak istiyorum' derdim. Çocukları her zaman çok seviyordum. Ama insan, yaşı ilerledikçe çocuk sahibi olmanın sorumluluğundan biraz korkmaya başlıyor; hiçbir zaman acele etmek istemedim.

Burcum ve karakterim nedeniyle çok programlı biriyim ; başak burcuyum. Herşey net  ve programlı olmalı, spontane şeyleri hiç sevmiyorum. Tabi bununla övünmüyorum çünkü bazen dezavantaj oluyor. Ne için evlendim? Biraz da çocuk sahibi olmak için evlendim çünkü bu dönemde insanlar daha rahat ilişkiler kurabildikleri için evlilikler biraz bu yönde oluyor. Hamile kalmam da çok planlıydı, 6 ay öncesinden doktora gittim, doktorla görüştüm , haplar kullanmaya başladım. Spora başladım, kilo verdim. Zayıf hamile kalmak için hamileliğim de çok organize gitti.

Sıra geldi doğuma, her zaman için normal doğumu istedim.Ablam, iki yeğenimde de normal doğum yapmıştı. Onunkiler kolay geçmişti .Normal doğumun avantajlarının olduğunu düşünüyordum . Sezeryan gibi bir ameliyat geçirmiyorsunuz doğumdan sonra ertesi gün hayatınıza direk devam edebiliyorsunuz. Hayata devam etmek derken çocuktan sonra hemen hayata devam edemiyorsunuz; ama ayağa kalkabiliyorsunuz hareket kabiliyetiniz daha iyi oluyor ve çocuk doğduktan sonra hemen sütünüz geliyor. Herşey doğal akışında ilerliyor. O yüzden de doğal doğumu çok istiyordum. Doktoruma çok güveniyordum. Doktorum da doğal doğumu çok destekleyen bir doktor, bana hiçbir zaman' Tamam sen kesin normal doğum yapacaksın' demedi. 'Son aylarda bakacağız eğer normal doğuma bebek uygunsa, senin vücudun uygunsa tabiki normal doğumu yaparız' dedi. 9. Ay kontrollerim sonunda normal doğum yapabileceğim ortaya çıktı ve bekleme süreci başladı.

Genelde 40. hafta, hatta 40. haftanın ortasına kadar beklendiği söyleniyor. Eğer bebekte bir hareket yoksa müdahale edilmek zorunda kalıyor. Benim sancılarım 40. Haftanın son günü gelmeye başladı. Artık 'Gelmeyecek, müdahale mi edilecek ne olacak' falan diye konuşuluyordu. 40. haftada olduğumun ve artık doğuracağımın farkında olsam da yine de sancım başladığında 'Yok canım gazdır, bebek değildir gazdır, bir şey değil bu' diyerek kabullenemedim,  14 Kasım akşamı saat 18:00-19:00 gibi sancılarım ufak ufak başladı. Eşim dedi ki 'Doktoru ara' ben dedim ki 'Yok gazdır herhalde', doktoru da böyle eften püften şeyler için rahatsız etmek istemiyordum. Bazı hastalar var sürekli doktorunu arar. Ama baktım akşama doğru enteresan bir şeyler oluyor içimde yani kasılmalar. 'Hadi yatayım' dedim; çünkü az bir his ,doğum hissi gibi de değil. Uyumaya çalıştım ama uyuyamadım; çünkü aklım hep orada.Kasılmalar gelmeye başladı, 10 dakikada bir geliyor, 5 dakikada bir geliyor. Doktorum  'Kasılmalar geldiğinde mutlaka haber ver; çünkü birden çok hızlı ilerleyebilir çok yavaş da ilerleyebilir. Hızlı ilerlerse  kaçırmak istemeyiz' demişti. Epiduralli normal doğum istediğim için ben de kaçırmak istemedim. Öyle olunca hemen doktoru aradım doktor da 'Bir hastahaneye git istersen bir bakılsın' dedi. Bizim herşeyimiz hazırdı tabi.Ben programlı bir insan olduğum için bebek çikolatısından gümüş tepsinin cilasına, temizlenmesine kadar herşey hazırdı. Valizdeydi herşeyim.

Ben 'Hadi hastahaneye gidelim dedim,eşim' Hava soğuk üşütürsün' ? diyor. Herhalde şaşkınlıktan böyle enteresan enteresan tepkiler veriyor. Hastaneye gittik. Bebeğin kalp atışlarına bakıldı ve gerçekten doğumun başlamış olduğu söylendi. Bu arada saat gece 23:30-24:00 olmuştu. Kimseye haber vermek istemedik; doğum başlamamışsa rezil olmak istemiyordum, herkesi heyecanlandırıp sonra 'Ay yanlış alarmmış' şeklinde. Sonra oradaki doktorum geldi, hemşireler de doğumun başladığını söyleyince anneme haber verdik, en yakın iki arkadaşıma haber verdik. Bekleme süreci başladı. Doktorum muayene ettiğinde dedi ki:'Yolumuz daha çok uzun'; çünkü açılma 1 cm olmuş normalde insanlar doğumun başladığını 3 -4 cm açılma olduğunda hissetmeye başlıyorlar, ben 1 cm de hissetmeye başlamıştım. Bu genelde insanın vücuduna göre değişiyormuş, hem ağrı eşiğinin önemi var hem de vücut yapınızın çok önemi var. Maalesef ben ağrıyı çok erken hissetmeye başladım, doktor 'Herşeyin doğal olarak gitmesini istiyorum suni sancı vermek istemiyorum o yüzden çok uzun bir yolumuz var sen de dinlenmene bak.Ben eve gidip uyuyacağım' dedi ve gitti. Tabi o heyecanla uyumak imkansız bir şey,ne zaman doğacağını düşünüp duruyordum, hayal dünyasında olduğum için 'Tamam şu an saat gece 24:00-01:00 herhalde sabah 6’ya doğru doğar' diyordum.
22 saat sürdü doğumum!  Yani ertesi gün gece 23:15 de doğum yaptım. Aslında gerçekten çok uzun bir yol varmış.Sonradan bunu öğrendim. Sabaha karşı hafif sancılarla geçirdim. Sabahtan sonra sancılarım birazcık arttı. Öğleden sonra sancılarım inanılmaz artmaya başladı. Akşamüstü sanırım kendimi kaybetmiştim. Normalde çok kontrollü bir insan olmama rağmen orda kendimi yerlere atıyor, ağlıyor, bağrıyordum; insan acı hissedince arabeskliğe vuruyor. 'Allah beni alsın' diye bağrışlar falan atıyormuşum, kendimi kaybetmişim.

Suni sancı almadım. Epidurali bağladılar ama epidurali de çok vermek istemediler normal doğum yapacağım için hissetmemi istiyorlardı yani hissin kaybolmasını istemiyorlardı. Normal doğumda epidurali çok verdikleri zaman normal doğumu durduruyor. Acı azaldığı için ittiremiyorsunuz ve vajinal açılımı durduruyormuş. Zaten itme 8 cm den sonra başlıyor. Aslında 10 cm de başlıyor. Bir de onu verselerdi herhalde benim 48 saat gibi bir doğum hikayem olurdu. Dayanamazdım. Benim açılmam çok zordu ;1 cm gece baktıklarındaydı, ertesi sabah geldi doktorum baktı, o zaman 2 cm’di. Doktorum 3-4 saatte bir geliyordu, muayenehaneden hastahaneye geliyordu ve her geldiğinde yarım cm ya da bir cm açılmış oluyordu. Bu kadar ağır olması gerçekten çok şaşırtıcıydı. Çok acı hissediyordum. Epidürali verdikleri an acım biraz gidiyordu ama epidüralin de süresi 15-20 dakika ,sonra tekrar acı başlıyordu.

Gece 21:00 gibi itme başladı , 22:00’ye gelince çok rahatladım. Yani sancıyı çekerken gerçekten çok zorluk çekiyordum ama itme ve ıkınma başladıktan sonra böyle bir rahatlama geldi. Doktorum ' Hazır olduğunda, bebek gelmeden 5 dakika önce doğumhaneye almak istiyorum çünkü doğumhane çok sempatik bir ortam değil, orada çok mutlu olacağını sanmıyorum o yüzden kötü olan her kısmını odada geçirelim ondan sonra doğumhaneye gidelim' dedi. 23:00 gibi  sedyeyle doğumhaneye taşıdılar. O an sona yaklaştığımı bildiğim için bir mutluluk ve rahatlama vardı. O sancılar bitmişti artık. Zaten doğumhaneye girdikten sonra da iki kere üç kere ittim ondan sonra bebek geldi.

Çok güzel bir tecrübeydi yani bebek çıktıktan sonra zaten bütün telaşınız,acınız bitiyor. O yaşadığınız acıların hepsini bir anda unutmuş oluyorsunuz;  çok enteresan hani yere düşersiniz de bir yeriniz yaralanır ama onun acısını böyle 2 gün falan çekersiniz ya da elinizi yakarsınız onun acısını 2 gün çekersiniz. Bu o kadar değişik bir acı ki 1 saat önce yerlerde ağlarken bir anda 10 saniye içinde herşey değişiyor ve yüzünüz gülmeye başlıyor .Bebeği gördükten sonra zaten psikolojik olarak herşey gidiyor.

İnsan vücudu gerçekten çok enteresan; bebeğin çıkışı sırasında morfin üretiyor vücut ve sizin kötü hissettiğiniz zaman bir anda kendini kapatıyor ve hiçbir şey hissetmemeye başlıyor. Ondan sonrası da çok güzeldi. Bebek çok sağlıklıydı. Bebeği hemen benim elime verdiler zaten öyle istiyordum. Kucağıma verdiler. Yıkanmadan etmeden göbek bağını keserken doktor bana verdi. Böyle çok garip bir his sıcacık bir bebek; insan vücudundan çıktığı için sıcak .Sonra bebeği hemen alıyorlar elinizden zaten temizlemeye götürüyorlar siz göremiyorsunuz bile. Zaten şaşkınlıktan anlamıyorsunuz kime benziyor nasıl bir bebek sadece sağlıklı olduğunu düşünüyor, rahatlıyorsunuz; çünkü hamileliğiniz boyunca kafanızda çok soru işareti oluyor-' 5 parmaklı mı olacak, 4 parmaklı mı olacak, 3 parmaklı mı olacak? Allahım eli kolu olacak mı, bacakları olacak mı? Gözü olacak mı, ya kaşı?' Hep kötü rüyalar görüyorsunuz, kabuslar görüyorsunuz. O yüzden tek dileğiniz sağlıklı bir şekilde o bebeğin ortaya çıkması ve dünyaya gelmesi. Hemen onlara bakıyorsunuz 'Tamam iki bacağı var iki kolu var. Kafası bir tane tamam oldu'  şeklinde .Ondan sonrasında zaten hayal aleminde gibisiniz, hastahaneden çıkana kadar 2 gün boyunca bir mutluluk içerisindesiniz.

Gerçekten zorlu bir 22 saatti ama normal doğum yaptığıma seviniyorum .İyi ki yapmışım iyi ki bu hissi yaşamışım; çünkü gerçekten hayatta yaşadığım en önemli andı benim için. Bir daha yapar mıyım? Onu bilmiyorum. Mesela ablamın birinci doğumu 6 saat sürmüştü ikinci doğumu 8 saat ya da 7 saat sürmüştü, benimki 22 saat sürdü! Herkes 2. doğum çok daha kolay olur diyor; ama gerçekten bir daha 22 saat onu yaşamak istemem. Bazen sezeryan da düşünüyorum ama tercihim her şeyin normali ve doğalından yana.Bazen de normal doğumun riskleri olabiliyor. O sırada anne çok yıpranıyor. Yıpranırken bir şeyler olabilir, bebeğe zarar verebilir. Bunlar da tabi insanın aklını yoruyor biraz ama bilmiyorum hala karar veremedim bir daha olursa sezeryan mı yaparım normal doğum mu yaparım. Birinciyi normal doğum yaptığım için çok memnunum. Biraz erken gittim çünkü panik oldum doktorum 'Ablanınki çok hızlıydı, seninki de hızlı olursa epidurali takamayız' dedi. Hep aklımda 'Epiduralsiz bir doğum mu yok yok yapamam' düşüncesi vardı. Aslında annelerimizin hepsi epiduralsiz normal doğum yapmış. İnsanın vücut yapısına bağlı olan bir şey. Ben aslında kendime çok güveniyordum ;çünkü hayatım boyunca çok spor yaptım, sporcu bir kişiliğim var,çok aktif bir insanım. Hamileliğim boyunca yogaya gittim, hamile yogasına gittim. Yürüyüşlerimi yaptım, haftada iki yüzmemi yaptım. Yani gerçekten kendimi çok hazırlamıştım.

Hamile yogasının faydasını gördüm .Açılmalarda çok görmedim çünkü vajinal açılmam çok yavaştı ama hamilelik süresince adelelerinizde devamlı tutulmalar oluyor, ağrılar oluyor. Hamile yogası o ağrılara çok iyi geliyor çünkü ister istemez hareket ediyorsunuz. Bunun pozitif etkisi oldu. İkinci pozitif yanı da hamile kadınlarla birlikte olmaktı. Onu paylaşmak güzeldi, bazıları sizden ileri dönemde oluyor, onlara neler yaşayacağınızı soruyorsunuz, bazıları sizden daha önceki dönemlerde oluyor, neler yaşadığınızı onlara anlatıyosunuz; o paylaşım çok güzeldi. Doğum sırasında da yoga bana nefeste yardımcı oldu. Yogada bir iki ders nefes çalışmıştık. Doğum sırasında ağrıyı hissetmeme, nefesle ağrıyı aşağıya indirmeme, hafifletmeme yardımcı oldu. Onun dışında bir de kilo alımını biraz dengelliyor. Ben 8,5-9 kilo aldım hamileliğimde .Bu ideal bir kilo hamilelik için. Normal doğumda eğer çok kiloluysanız doğum zorlaşıyor. Kilolu bir insanın normal doğumda daha çok zorluk çekeceğini söylemişti doktorum. O yüzden ideal bir kiloda kaldım normal doğum için. Onun da yardımı oldu. yogaya gittiğim için çok memnun kaldım. Şu an hamileliğimi daha hareketli geçirebileceğimi bile düşünüyorum. İlk üç ayda doktorum çok hareketi yasaklamıştı. Hiç hareket istememişti. Hiçbir sporu yapmadım. 3. Aydan sonra bebeğin tutunduğu anlaşıldıktan sonra haftada iki yoga haftada bir iki günde yüzmeye gidiyordum. O şekilde devam ettim ama doğumdan sonra çok kendimi bıraktım, insan ilk defa anne olunca bir şok geçiriyor. Hem anneliğe alışamıyorsunuz hem bebeğin ilk zamanları çok zor .O sırada kendimi çok bıraktım. Şimdi keşke bırakmasaydım diyorum. Hamileyken çok iyi baktım ondan sonra o kadar iyi bakamamam iyi olmadı.
Sonuç olarak anne olmak çok güzel bir duygu, doğum da çok özel bir an!

Elif Yeloğlu Torun

Yorumlar