Merhaba, hoş geldiniz ! AnneForm'un eşsiz özelliklerini daha iyi kullanabilmek için üye olabilirsiniz.
Seni Pamuklara Sarmalar Sararım
Beğen

Bade’yi ilk kez hemşire emmesi için kucağıma yerleştirdiğinde sırt ve kol kaslarımdaki gerilmeyi anlatamam size. Duygusal anlamda hissettiklerim sayfalarca yazılabilecek ayrı bir konu ama en çok ‘Ona zarar verir miyim?’ ‘Doğru tutabiliyor muyum?’ Korkuları kaslarımdaki gerginliğe neden olmuştu. Bade ten temasını, dokunmayı, koklamayı doğduğundan beri çok seven bir bebek. Bu yüzden hiçbir ortamda mutlu olmadığı kadar benim ve babasının kucağında mutlu ve huzurlu oluyor.

Bir yerine bir şey olur korkusu uzun süre kucağıma alırken yaşadığım bir duygu. Sadece biz değil tüm anne ve babalar bebeklerinin çok nazik olduklarını ve kucaklarına alırken, bir yerden bir yere taşırken, yatırıp kaldırırken canını yakabileceklerini, kol ve bacaklarına hasar verebileceklerini düşünüyorlar sanırım. Ben de Bade’nin kol ve bacaklarında kırığa çıkığa sebep olabileceğimden onu incitebileceğimden çok korktum. Aslında okuduklarımdan ve duyduklarımdan biliyorum ki genel itibariyle bu yersiz bir endişe.

Bebekler sanılanın aksine daha güçlü bir vücut yapısına sahipler. Doğru şekilde tutulduklarında, doğru şekilde taşındıklarında, ani ve sert hareketlerle yaklaşılmadığında bebeklerde herhangi bir sağlık sorunu yaşanmıyor. Bade bahsettiğim gibi dokunmayı, babasının kalp atışlarını dinlemeyi çok seven bir bebek. Bu yüzden çoğu zaman ya göğsümüze yatırıyor ya da ona sarılarak oturuyorduk. Bebek arabasıyla gezdirmeyi de bu sebeplerden dolayı çok fazla sevemedim o dönem. Bu duruma çözüm yine kendiliğinden gelişti. Bebek taşıyıcılarını biliyordum ama ne yalan söyleyeyim beni biraz korkutuyordu. Yere düşürürüm ya da içinde rahat nefes alamaz gibi endişelerim vardı. Sonra Bade 3-4 aylıkken Rodos’a gezmeye gittik. Şehrin genel kaldırım yapısının çok engebeli olduğu ve bebek arabalarına çok uymadığını okuduğumda slingleri araştırmaya başladım. Çünkü uzun mesafe yürüyüşlerde‚ belli bir süreden sonra belim, kollarım ister istemez ağrımaya başlıyor ya da Bade uyumak istediğinde daha konforlu bir yer aramaya başlıyor. Bu durum hem beni hem de Bade’yi çok yoruyordu.

Bu tatil sayesinde kendime ve Bade’ye bir iyilik yaparak sling kullanımım başlamış oldu. Tabii her pimpirikli anne gibi bu kararı almadan önce slinglerin gerçekten korkulacak bir şey olup olmadığını araştırmıştım ve gördüm ki boşa endişelenmişim. ‘Sling yerine Kanguru mu?’ Sorusu oluştu sonra. Kanguruyu gözlemlediğim kadarıyla nedense hiç rahat bulamamıştım. Kanguru ile özellikle yüzü dışarıya dönük taşınan bebekleri gördüğümde hep gözüme garip gelmiştir. Bir rahatsızlık varmış gibi geliyor, annenin de rahat olduğuna düşünmüyordum. Aşağı sarkmış durumdaki bebeğin askıya asılmış gibi durması, hem bebeği yorduğunu hem de annede bel ve sırt ağrılarına neden olduğunu düşünüyordum.

Sling’i basitçe anlatmak gerekirse bir kumaş parçası ile bebeği taşımak olarak tanımlayabiliriz. Çeşitli kültürlerde zaten yüz yıllardır kullanılan bir yöntem ama genel bakış açısı bu. Çocuk annesinin bedenine en doğal pozisyonda sarıp sarmalanıyor. Gün boyu annesi ile yakın temasta ve işin ilginç tarafı bebek, kalça gelişimi açısından da en doğru pozisyonda oluyormuş. Çocuklar 1 yaşına gelene kadar kalça eklemleri gelişmeye devam ettiği için pozisyonu, taşıma şekli çok önemli. Bebeğin dizlerinin kalçasından daha yukarıda olması gerekiyor. Buna kurbağa veya M pozisyonu adını veriyorlar. 5. aydan itibaren ise oturur şekilde yine dizler kalça ile aynı seviyede veya biraz daha yukarıda, ayaklar açık olarak taşınmalı.

Kangurularda ise bebeğin ayakları aşağı sarkar, adeta asılıymış gibi. Bu durum da bebeğin kalçasına baskıya sebep oluyor. Zaten bu yüzden, ”Kanguruları günde 2-3 saatten uzun süre kullanmayınız” diyorlar. Slingler, bebeğin bacaklarını uzmanların önerdiği pozisyonda taşıyabilme olanağı sağlıyor.

Bir diğer konu ise sling içinde bebeğin annesine dönük olarak taşınması. Çocukların dışarıya dönük oturması çoğu anne için uygun olarak görülüyor. Oysaki erken bebeklik döneminde bebeklerin hiç tanımadığı, tamamen yabancı görsellerin, seslerin olduğu bir dünyaya değil annesine ihtiyacı vardır. Annesinin güvenli kollarında, tam kalbinin üzerinde,  sütünün kokusunu alarak büyümeye ihtiyacı vardır.

Sonra uygun marka sling arayışına girdim. Hangi marka daha iyi sorusuna o dönem seçtiğim sling tüm yaz tatilinde beni idare etti fakat ikinci bir bebek düşünürsem o sling’i kullanır mıyım bilmiyorum. Çünkü metrelerce uzun kumaşı sarıp sarmalamak, doğru ayarı tekrar tutturmak çok zor. Hele sıcakta üst üste sarılı kumaşın yarattığı sıkıntı çekilesi dert değil. Yeni doğum yapacak bir arkadaşım için araştırma yaparken The BabaSling markasıyla karşılaştım. Benim kullandığım sling’e göre çok daha avantajlı bir ürün olduğunu düşünmekteyim. BabaSling doğumdan 2 yaşına kadar bebeğinizi taşımak için tasarlanmış bir ürün. BabaSling ile bebeğinizi birçok pozisyonda taşıyabiliyorsunuz.

Tasarımı patentli olan bu sling Dünya'nın 35 ülkesinde tercih edilmekteymiş. BS EN13209 Avrupa standartlarına uygun olarak üretilen bu sling bebeğin gelişimini engellemeyen ergonomikliği sayesinde kolaylıkla emzirme olanağı da sağlamakta. Kumaş sarmalamak derdine de çözüm bulan bu ürün ayarlanabilir özelliği ile her türlü bedene uyarlanabilmekte. Hava alan, dayanıklı %100 pamuklu kumaşıyla ve üretimi esnasında Azor boya kullanılmamış olmasıyla da narin kuzularımızın tenine uygun olduğunu düşünmekteyim. Ürünün yıkanabilir oluşu diş çıkarma dönemindeki salyalarının lekelerinden rahatlıkla kurtulmanızı sağlayacaktır. BabaSling taşıyan kişiye binen ağırlığı, tasarımı sayesinde eşitleyerek, bel ve sırt ağrılarını ortadan kaldırıyor. Bebeğinizi taşırken rahat etmeniz için omuz kısmına gelen yerler sünger ile takviye edilmiş ve bebeğin yerleştirildiği kısmın her iki tarafı da sünger takviyeleri konmuş. Bu sayede de bebeğinize ekstra rahatlık ve güvenlik sağlamakta. Ayrıca küçük bir cebe sahip olan BabaSling sayesinde anahtar, bozuk para gibi taşımanız gerekenleri rahatlıkla taşıyabiliyorsunuz.

Takıp çıkarma kolaylığı sayesinde Bade’de kullandığım sarmalayan slingde karşılaştığım, uyuduğu zaman yatağına uyandırmadan koyma sorununu ortadan kaldırmışlar. Çok zevkli renk seçeneklerini de sunan bu ürünü ben çok beğendim. Daha önce sling kullanmış bir anne olarak slingin inanılmaz rahat, kullanışlı ve çoğu zaman özellikle evde tek başınayken hayat kurtarıcı olduğunu söyleyebilirim. Bade içinde gayet huzurlu duruyor hatta bir süre sonra uyuyordu.

Daha öncede bahsettiğim gibi Bade ten temasını, dokunmayı, koklamayı doğduğundan beri çok seven bir bebek. Biz de ona sarılmayı ve aynı zamanda da konforu seven ebeveynleriz. Bu yüzden sling bizim içimize her anlamda çok sindi. Sling çok yönlü kullanıma sahip, pratik ve kullanışlı bir bebek ürünü. Bebeğinize huzur ve rahatlık sağladığı gibi size de büyük bir konfor sağlamakta. Biz ebeveynlere düşen, sadece en kullanışlı ve rahat olan sling’i seçmek.

Yorumlar